SAHİH-İ MÜSLİM

     Konular Numaralar  

 

 

1159 nolu Hadis’in İzahı:

 

Bu hadîsin muhtelif rivayetlerini Buhâri «Kitâbu't-Teheccud», «Kitâbu's-Savm», «Kitâbu'n-Nikâh» ve «Kitâbu'I-îsti'zan» da, Müslim ile Ebû Dâvud «Kitâbu's-Saîât»da, Nesaî «Kitabu's-Savm» da tahric etmişlerdir.

 

Hadîsin muhtelif rivayetlerinden anlaşıldığına göre Abdullah b. Amr (Radiyallahû anh) gündüzleri oruç, geceleri de Kür'ânı Kerîm hatmetmek suretiyle ihya edeceğine yemin vermişti. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu vahiy ile haber almış, Hz. Abdullah'a bunu yapmamasını çünkü gerek nefsinin gerekse ailesi ile ziyaretçilerin kendisi üzerinde hakları bulunduğunu ve çok yaşıyacağı için âhir ömründe bu vazifeleri yapamayacağını işâreten anlatmıştı. Hz, Abdullah, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in tavsiyelerini kendisi için az bulmuş, her tavsiyesine mukâabil daha fazlasını istemişti. Bunun mânâsı onun tavsiyelerine —haşa— itiraz değildi. Çünkü Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in tavsiyelerinin emir mahiyetinde olmadığını biliyordu. O bunları sırf bir tahfif ve kolaylık olmak için yapıyordu.

 

Abdullah (Radiyallahû anh) ise kendinde ibâdet için kuvvet gördüğünden, daha fazlasını rica ediyordu. Fakat neticede Fahri Kâinat (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimizin haber verdikleri zuhur etti. İhtiyarlayınca bu ibadetleri ifada güçlük çekmeye başladı. O zaman ResûlulIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in tavsiyelerini hatırlar ve «Ah keşke Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ruhsatını tutmuş olsaydım.» diye hayıflanırdı.

 

Zevcenin hakkından murâd, cima', nafaka ve hüsn-ü muaşeret gibi şeylerdir.

 

Hadîsin bâzı rivayetlerinde zikri geçen ehil'den murâd da: Çoluk çocuk ve akrabadır. Bunların hakları, kendilerine nafaka vermek, onlara güzel muamelede bulunmak, çocuklara İslâm terbiyesi vermek gibi şeylerdir.

 

Nafile oruç babında cismin hakkından murâd dahî, onun sıhhatine dikkat etmek ve iyi bakmaktır. Buradaki hak: Vâcib mânâsına değildir.

 

Ancak oruç sebebiyle vücud dermansız ve bîtap düşer de telef olmaya mâruz kalırsa, vücûda bakıp beslemek vâcib olur.

 

Bâzıları: «Buradaki hakdan murâd : Mendûbdur.» demişlerse de, mendüba, hak denilemiyeceği cihetle bu tefsir makbul görülmemiştir.

 

Her ay tutulan üç gün orucun bütün sene orucuna dank tutulması fazilet ve sevap itibarı iledir. Buradaki benzerlikden hakikate müsavat lâzım gelmez.

 

Hadîs-i Şerîfde zikredilen «Efdal»ın mânâsı fazileti daha çok, demektir. Yoksa her ay bir gün oruç tutanla on gün oruç tutanın birbirinden farkı meydandadır. Zîra biri on kat sevaba lâyık bir hasene, diğeri onar kat sevabı celbeden on hasene ifa etmiştir.

 

 

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in «ebedî oruç tutan kimse oruç tutmuş değildir.» sözünü ulemâ üç şekilde te'vil etmişlerdir:

 

1) Bu söz hakikatine hamledilir. Ebedî oruç tutan, bayramlarla teşrîk günlerinde de orucu bırakmıyacağı için,  sevap kazanayım derken günâha girmiş olacağından hiç oruç tutmamış, gibi olur.

 

Hz. Âişe (Radiyallahû anha) dahî buna kaail olmuştur.

 

2) Bu cümle oruçtan zarar görecek yahut oruç sebebiyle başkalarının haklarını zayi edecek olanlar hakkındadır,

 

3) «Oruç tutmuş değildir.» cümlesi «Başkaları gibi oruçtan meşakkat duymaz.» mânâsına haberdir, duâ mânâsına değildir.

 

Bütün sene; oruç tutmanın caiz olup. olmadığı hususunda ulema ihtilâf etmişlerdir. Zahirîler-'e göre caiz değildir. Cûmhûr-u ulemâ bayramlarla teşrik günlerinde tutmamak şartıyla bunun caiz olduğunu söylemişlerdir.

 

İmam Şafiî'nin mezhebi de budur. Hattâ ona göre bu oruç müstehabdir.

 

İbni Mâce'nin Hz. İbni Ömer'den rivayet ettiği bir hadîste: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in :

 

— «Nuh Aleyhisselâm bayram günleri müstesna olmak üzere bütün sene oruç tutardı.» buyurduğu bildirilmiştir.

 

Ashâb-ı Kiram'dan Ömerü'bnü/l-Hattâb oğlu Abdullah, Âişe, Ebû Talha ve Ebû Ümame (Radiyallahû anh) hazeratı bütün sene oruç tutarlarmış.

 

Visal orucu ile bütün sene orucunu .birbirine karıştırmamalıdır. Visal orucu birkaç gün geceleri dahi iftar etmemek şartıyla tutulan oruçtur. Senelik oruç ise bayramlarla teşrik günlerinden başka, akşamları iftar etmek şartıyla tutulan oruçtur.